Gerçekliğin tahrif edildiği bir dünyada sözü ve sözün hakikatini yitirdiğimiz için kendi gölgemizle ve başka gölgelerle savaşıyoruz. Hakikatle değil gölgelerle sınıyoruz kendimizi. Oyalandığımız gölgelerin ise bir hakikati yok. Artık temaşa ettiğimiz bir mekân değil yeryüzü. Bakıp geçtiğimiz bir yer. Hakikat yerine gölgelerin peşinde koşturduğumuz için, bir gölgeler âleminde kaybolmuş durumdayız. Çünkü ilahî sınırları ihlal ettik. Bütün sınır ihlalleri, insan için potansiyel bir kopuş ve kriz ka ...